Andropoz tedavisi


 

İleri yaş erkeklerdeki testesteron  hormonundaki düşüş, andropoz olarak değerlendirilmektedir. Bu durumda erkeklik hormonu tamamen ortadan kalkmaz. Buna ‘androjen yetersizlik sendromu' adı verilir. Erkeklerde bu olay kadınlardaki gibi bıçak sırtı bir gelişim göstermemekte sadece erkeklik hormonunun azalmasına bağlı olarak bazı belirtileri de beraberinde getirmektedir.

 Andropoz, psikolojik ve bedensel belirtiler ile cinsel yakınmalar ile kendini gösterir. Andropozun psikolojik belirtilerinde; depresif bir ruh hali, sinirlilik, kaygı, motivasyonda azalma ve kronik yorgunluk hissi görülür. Hafıza da olumsuz etkilendiği için unutkanlık problemleri ortaya çıkmaktadır. Hastada var olan bir zihinsel problem andropoz ile tetiklenir.
Bedensel belirtilerinde; ani ateş basmaları, yaygın kas ve eklem ağrıları, uyku ihtiyacının artması, halsizlik, işe konsantre olamama gibi durumlar ortaya çıkar.
Seksüel belirtilerde ise; erkeklik hormonunun düşüklüğü sonrası libido denilen cinsel isteğin azalması görülmektedir. Andropozda ereksiyon problemleri çok sık görülmektedir. Erkeklerde ileri yaşın getirdiği osteoporoz durumları yani kemik erimesi, andropoz ile ortaya çıkan durumlardan biridir.

Andropoz tedavisi nasıl yapılır?

Yaşa bağlı testosteron azalmasının testosteron replasman terapisiyle tedavisi, yani testesteron hormonu yerine konarak tedavisi, tartışmalı bir konudur. Kadınlardaki hormon replasman tedavisi gibi, erkeklerdeki hormon tedavisinin de henüz bilinmeyen olası uzun dönemli riskleri bulunabilir.

Andropoz da bitkisel tadavi yararlı mı?

Her ne kadar yaşa bağlı testosteron azalmasına bağlı semptomları giderebildiği öne sürülen çok sayıda destek ürünü pazarlanmakta ise de bunların hiçbirinin güvenli ve etkili olduğu kanıtlanmış değil. Bazıları yan etkilere neden olabilen ya da başka ilaçlarla birlikte kullanıldığında sorun yaratan bu tip destekleri kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışınız.

Andropozda  hormon tedavisinin olumsuz etkileri var mıdır?

Yaş büyümesi ile prostat büyümesi adayı olan erkeklerde, dışarıdan erkeklik hormonu takviyesi ile prostat kanseri riski de kendini göstermektedir. Prostat kanseri testesteron ile beslenen bir kanser türü olduğu için bu hastalarda öncelikle erkeklik hormonunun yok edilmesine yönelik tedaviler uyguluyoruz. Testesteron yüksekliğinin prostat kanserine yol açtığı ispat edilmemiş olsa da, hastada tanı konulmamış bir prostat kanseri varsa bu durum, hastalığın alevlenerek çok hızlı ilerlemesine yol açmaktadır. Testesteron hormonu, iyi huylu prostat büyümesi riskini artırmaktadır. Ancak hastaların, sıkı bir takip altında erkeklik hormonu takviyesi almalarında bir sakınca yoktur. Tedavide kullanılacak hormonun dozu da, hekim tarafından belirlenmelidir.

Andropos ve psikolojik destek

 Tedavi ve psikolojik destek sırasında kişiyi en çok rahatlatan ise benzer sorunları pek çok erkeğin de yaşadığını öğrenmek oluyor. Andropoz dönemini yaşayan erkeğin yapacağı en büyük yanlışın kendini dış dünyaya kapatmak ve bu tip sorunları yalnızca kendisinin yaşadığını düşünmek olduğunu vurgulayan uzmanlar özellikle eşinizle konuşmaktan çekinmeyin önerisinde bulunuyor.

Andropoz için önlem alın!

İşe öncelikle fazla kilolarınızdan kurtularak başlayın. İyi bir egzersiz ve beslenme programıyla hem kalp-damar sağlığınızı koruyup, hem de kilo verebilirsiniz. Her gün 30-40 dakikalık hızlı tempolu bir yürüyüş yapın. Bu yürüyüşlere bir egzersiz uzmanının kontrolünde yapacağınız ağırlık ve esneme çalışmalarını da ekleyebilirsiniz. Alkolü günde en fazla iki kadehle sınırlayın ve tercihinizi kırmızı şaraptan yana kullanın. İşlenmiş şekerlerden, pastanelik ürünlerden, yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden ve özellikle de fast-food’dan kaçının. Beslenmenize özellikle B6, B12 ve folik asit gibi B grubu vitaminleri ve çinko, magnezyum, selenyum gibi mineralleri ekleyin. Dinlenmeye, eğlenmeye ve tatillere mutlaka vakit ayırın. Eşiniz, çocuklarınız ve dostlarınızla daha çok zaman geçirin. Kitap okumak, sinema-tiyatroya gitmek gibi aktivitelerden yararlanın. Sabahları ve gece yatmadan önce sizi mutlu ve motive eden şeyleri düşünün. Meditasyon ve yoga yapın. Kaliteli bir uyku çekmenin yolunu bulun. 40′lı yaşlardan sonra testosteron seviyelerinizi mutlaka kontrol ettirin. Testosteron düzeylerinin kan analizleriyle kolayca ölçüldüğünü hatırlatalım. Testosteron seviyelerinizde bir düşüklük tespit edildiğinde, uzman bir üroloğun kontrolünde testosteron yerine koyma tedavisinden yararlanabileceğinizi de belirtelim.